Iğdır’dan ABD’ye azimli bir hayat!

Iğdır’ın küçük bir köyünde doğup 13 yaşında ilk kez okulla tanışan Dr. Mutlay Sayan, burslu kazandığı Vermont Üniversitesi Tıp Fakültesi’nden birincilikle mezun olarak büyük bir azmin örneği oldu. Hırsla başladığı eğitim hayatına büyük başarılar sığdıran ve geçtiğimiz günlerde ‘Harika Çocuk’ seçilen Dr. Sayan’ın hedefi Nobel Tıp Ödülü’nü almak. Dr. Sayan hikayesini ve hedeflerini Milliyet’e anlattı. 33 yıl önce Iğdır’da yoksul bir ailenin çocuğu olarak dünyaya gelen Mutlay Sayan, 11 yaşlarında babasının hastalığı nedeniyle ailesiyle birlikte İstanbul’a geldi. Geçinmek için annesi ve kız kardeşleriyle birlikte Bağcılar’da bir tekstil atölyesinde çalışmaya başladı. O zamana kadar bilmediği, görmediği bir dünyanın içinde var olma savaşı verdi. Çalıştığı atölyenin karşısındaki ilkokul ise onun hayallerini süsleyen bir yer oldu. ‘Yoksul aileden geliyorum’ Çalıştığı atölyede bir öğlen yemeği molasında bütün cesaretini toplayarak gittiği okula kendisini ancak üç ay sonra kabul ettirebildi. Dr. Sayan, “O tekstil atölyesinin karşısındaki okulda ilkokul öğretmenin Semra Ünal bana başka bir hayatın mümkün olduğu gösterdi. Hayatımı değiştiren isim oldu. Ailesiyle birlikte beni hep destekledi hep yüreklendirdi. Benim bugün ki ben olmama sebep oldu. Beni o hayattan kurtaran isim oldu” dedi. Eğitimini büyük başarıyla sürdüren, Tunceli’de gittiği liseyi birincilikte bitiren Dr. Sayan’ın hayatı, katıldığı bir matematik yarışmasında aldığı birincilikle tamamen değişti. ABD’de Vermont Üniversitesi’nden yüzde yüz burs almayı başaran Dr. Sayan önce kimya eğitimi aldı sonra ise Vermont Üniversitesi Tıp Fakültesi’nden de yüzde 100 burs alarak okumaya hak kazandı. Okulu da birincilikle bitirdi. Harvard Üniversitesi’nde çalışmalara katıldı şimdi ise New Jersey Rutgers Kanser Enstitüsü’nde Radyasyon Onkolojisi Baş Asistanı olarak çalışmalarını sürdürüyor. Onu kanser üzerine çalışmaya iten ise babasını kanser nedeniyle kaybetmesi oldu. Bu kadar çok çalışmasının ve bu kadar başarılı olmasının nedenini ise Dr. Sayan şöyle anlattı: “Niye bu kadar çok çalışıyorum çünkü yoksul bir aileden geliyorum. Ve eğer çalışmazsam tekstile geri dönerim korkusu hep içimde kaldı. O yüzden çok çalışıyorum. ABD’ye gittiğimde korktuğum, vazgeçtiğim zamanlar oldu, önüme bir sürü engel çıktı. Orada olmak, okumak hiç bilmediğim bir yerde tutunmaya çalışmak zordu. Ailemden çok uzaktaydım. Uçak parası olmadığı için üç yıl Türkiye’ye gelip annemi göremedim, çok üzüldüm ama hiç vazgeçmedim. Bunlar çok zor şeylerdi ama bana engel olmaması gerekiyordu. Sürekli ileri gitmek, engelleri aşmak için çok çalıştım, hala da çalışıyorum. Geriye dönüp o küçük çocuğa ‘çok çalış hayat sürprizlerle dolu, sen çalışmaya devam et’ derdim. Hedefim Nobel ödülü almak. Bunu çok istiyorum ve umarım alıp Prof. Dr. Aziz Sancar gibi ülkemi onurlandırırım.” Hayattaki en büyük destekçisinin annesi olduğunu anlatan Dr. Sayan, “Annem bana hep inandı hep destekledi. Ne zaman onu arasam hep bana telefonda moral verdi, kötü günlerde hep yanımda oldu. O olmasa ben bunların hiçbirini yapamazdım” derken gençlere “Kendinize bir hedef belirleyin ve o hedefe kilitlenin. Hiçbir engel tanımayın ve o hedef için çalışmaya devam edin. Düşebilirsiniz ama kalmak zorundasınız. Lütfen çalışmaya devam edin” tavsiyelerinde bulundu. Sayan’ın çocuk yaşta çalışmaya başladığı tekstil atölyesinden bir kare. Vehbi Koç’un uçak bileti ona kısmet oldu Dr. Sayan’ın en büyük destekçilerinden biri de Türkiye’de Vitrektomi ameliyatlarının öncü isimlerinden biri olan Prof. Dr. Murat Öncel oldu. Dr. Sayan’ın ABD’ye gidişinde ve eğitiminde maddi ve manevi destek veren Prof. Dr. Öncel şunların anlattı: “Sayın Vehbi Koç, beni 1980 yılında Türkiye’de vitrektomi ameliyatlarında ihtisas yapmam için ABD’ye gönderdi ve uçak biletimi bile kendisi aldı. Ben daha sonra döndüğümde bunu ödemek istediğimde bana ‘sen de birisini gönderirsin’ dedi. Seneler sonra karşıma Mutlay çıktı. Mutlay çok zeki, saygılı bir çocuktu. Benim kızlarımın işlettiği buz pateni pistinde çalışıyordu. Burs kazanmış, ABD’ye gidecek ama uçak parası yoktu. Ben ona destek oldum, uçak biletini aldım ve bu çocuk büyük bir başarıya imza attı. Muazzam başarılı. Bütün bunlara sebep olan aslında Vehbi Bey’di.”

Iğdır’dan ABD’ye azimli bir hayat!

Iğdır’ın küçük bir köyünde doğup 13 yaşında ilk kez okulla tanışan Dr. Mutlay Sayan, burslu kazandığı Vermont Üniversitesi Tıp Fakültesi’nden birincilikle mezun olarak büyük bir azmin örneği oldu. Hırsla başladığı eğitim hayatına büyük başarılar sığdıran ve geçtiğimiz günlerde ‘Harika Çocuk’ seçilen Dr. Sayan’ın hedefi Nobel Tıp Ödülü’nü almak. Dr. Sayan hikayesini ve hedeflerini Milliyet’e anlattı.

33 yıl önce Iğdır’da yoksul bir ailenin çocuğu olarak dünyaya gelen Mutlay Sayan, 11 yaşlarında babasının hastalığı nedeniyle ailesiyle birlikte İstanbul’a geldi. Geçinmek için annesi ve kız kardeşleriyle birlikte Bağcılar’da bir tekstil atölyesinde çalışmaya başladı. O zamana kadar bilmediği, görmediği bir dünyanın içinde var olma savaşı verdi. Çalıştığı atölyenin karşısındaki ilkokul ise onun hayallerini süsleyen bir yer oldu.

‘Yoksul aileden geliyorum’

Çalıştığı atölyede bir öğlen yemeği molasında bütün cesaretini toplayarak gittiği okula kendisini ancak üç ay sonra kabul ettirebildi. Dr. Sayan, “O tekstil atölyesinin karşısındaki okulda ilkokul öğretmenin Semra Ünal bana başka bir hayatın mümkün olduğu gösterdi. Hayatımı değiştiren isim oldu. Ailesiyle birlikte beni hep destekledi hep yüreklendirdi. Benim bugün ki ben olmama sebep oldu. Beni o hayattan kurtaran isim oldu” dedi.

Eğitimini büyük başarıyla sürdüren, Tunceli’de gittiği liseyi birincilikte bitiren Dr. Sayan’ın hayatı, katıldığı bir matematik yarışmasında aldığı birincilikle tamamen değişti. ABD’de Vermont Üniversitesi’nden yüzde yüz burs almayı başaran Dr. Sayan önce kimya eğitimi aldı sonra ise Vermont Üniversitesi Tıp Fakültesi’nden de yüzde 100 burs alarak okumaya hak kazandı. Okulu da birincilikle bitirdi. Harvard Üniversitesi’nde çalışmalara katıldı şimdi ise New Jersey Rutgers Kanser Enstitüsü’nde Radyasyon Onkolojisi Baş Asistanı olarak çalışmalarını sürdürüyor. Onu kanser üzerine çalışmaya iten ise babasını kanser nedeniyle kaybetmesi oldu.

Bu kadar çok çalışmasının ve bu kadar başarılı olmasının nedenini ise Dr. Sayan şöyle anlattı:

“Niye bu kadar çok çalışıyorum çünkü yoksul bir aileden geliyorum. Ve eğer çalışmazsam tekstile geri dönerim korkusu hep içimde kaldı. O yüzden çok çalışıyorum. ABD’ye gittiğimde korktuğum, vazgeçtiğim zamanlar oldu, önüme bir sürü engel çıktı. Orada olmak, okumak hiç bilmediğim bir yerde tutunmaya çalışmak zordu. Ailemden çok uzaktaydım. Uçak parası olmadığı için üç yıl Türkiye’ye gelip annemi göremedim, çok üzüldüm ama hiç vazgeçmedim. Bunlar çok zor şeylerdi ama bana engel olmaması gerekiyordu. Sürekli ileri gitmek, engelleri aşmak için çok çalıştım, hala da çalışıyorum. Geriye dönüp o küçük çocuğa ‘çok çalış hayat sürprizlerle dolu, sen çalışmaya devam et’ derdim. Hedefim Nobel ödülü almak. Bunu çok istiyorum ve umarım alıp Prof. Dr. Aziz Sancar gibi ülkemi onurlandırırım.”

Hayattaki en büyük destekçisinin annesi olduğunu anlatan Dr. Sayan, “Annem bana hep inandı hep destekledi. Ne zaman onu arasam hep bana telefonda moral verdi, kötü günlerde hep yanımda oldu. O olmasa ben bunların hiçbirini yapamazdım” derken gençlere “Kendinize bir hedef belirleyin ve o hedefe kilitlenin. Hiçbir engel tanımayın ve o hedef için çalışmaya devam edin. Düşebilirsiniz ama kalmak zorundasınız. Lütfen çalışmaya devam edin” tavsiyelerinde bulundu.

Sayan’ın çocuk yaşta çalışmaya başladığı tekstil atölyesinden bir kare.

Vehbi Koç’un uçak bileti ona kısmet oldu

Dr. Sayan’ın en büyük destekçilerinden biri de Türkiye’de Vitrektomi ameliyatlarının öncü isimlerinden biri olan Prof. Dr. Murat Öncel oldu. Dr. Sayan’ın ABD’ye gidişinde ve eğitiminde maddi ve manevi destek veren Prof. Dr. Öncel şunların anlattı:

“Sayın Vehbi Koç, beni 1980 yılında Türkiye’de vitrektomi ameliyatlarında ihtisas yapmam için ABD’ye gönderdi ve uçak biletimi bile kendisi aldı. Ben daha sonra döndüğümde bunu ödemek istediğimde bana ‘sen de birisini gönderirsin’ dedi. Seneler sonra karşıma Mutlay çıktı. Mutlay çok zeki, saygılı bir çocuktu. Benim kızlarımın işlettiği buz pateni pistinde çalışıyordu. Burs kazanmış, ABD’ye gidecek ama uçak parası yoktu. Ben ona destek oldum, uçak biletini aldım ve bu çocuk büyük bir başarıya imza attı. Muazzam başarılı. Bütün bunlara sebep olan aslında Vehbi Bey’di.”