Gamze Yolcu için Adalet!

Gamze Yolcu için Adalet!

Merhabalar. Adım Gamze Yolcu. 18 yaşındayım. İstanbul/Bayrampaşa'da yaşıyorum. Fotoğraftaki şahıslar anlatacağım olayın failleri. Sağdaki şahıs benim eski ve ilk erkek arkadaşım Haktan Can Güney. 9 Temmuz 2019'da tanıştım kendisiyle. 3-4 ay boyunca kendini feminist, tacize ve tecavüze hassas olan biri gibi anlatmıştı. 1.5 ay boyunca ilişkimiz olması gerektiği ilerledi. Cinsel birliktelik yaşamıştık.1.5 ayın sonunda şiddetler ve fiziksel/sözel tacizler başlamıştı. Ayrılmak istedim, tehdit etti. "Ailene söylerim, arkadaşlarına rezil ederim." diyerek tehditler savurdu. Evimin önüne kadar gelip öldürmekle boğazıma çakı dayıyarak tehdit etti. Öz babam tarafından tacize uğradım ve öz babam öldü. Annem ağır bipolar hastası. Abim ve ablam tecavüze uğrayan kadında suç bulan zihniyetten insanlar. Bana yardımcı olmadılar eski taciz olaylarıma bakış açılarından biliyordum. İlişkiye devam etmek zorunda kaldım. Can güvenliğim tehlikedeydi. 7.5 ay boyunca ilişki bana yapılan zorbalıklarla devam etti. Her şey yolundaymış gibi davranmak zorunda kalıyordum. Çünkü kavga ettiğimde sonu şiddetle bitiyordu. Cinsel birliktelik yaşadıktan sonra beni "mal, obje" olarak görmeye başladı. 2019 Aralık ayından 27 Şubat 2020'ye kadar 5-6 kez tecavüz etti. Bunlarda asla benim isteğim yoktu, benim isteğim dışındaydı.

Soldaki şahıs onun öz babası Ramazan Güney. Haktan'ın annesiyle (Nevim Güney) ilişkimizin 6. ayında tanıştık. Annesinin ilişkimizden haberi vardı ama babasının yoktu. İlişkimizin 3. ayında müşteri olarak tanıştım. Babası terziydi. Okul pantolonumun paçalarını kısaltmak için gittim. 4 ay boyunca samimi olmuştum ve güvenimi kazanmıştım ta ki 17 Ocak 2020 tarihine kadar...

Haktan ve annesi "Ramazan babanla uzun zamandır konuşmuyorsun, ziyaret et onu." dediler. Ben de onları kırmayıp ziyaret etmiştim. Ramazan Güney ile samimi bağlar kurduğumuzdan ötürü telefon numaramız birbirmizde kayıtlıydı. Gitmeden önce onu aradım. Saat 20.00 sularıydı. Dükkana vardım. Beni samimiyetle karşıladı ama sarılması ve bakışları bir tuhaftı. İçime şüphe düştü ama aklıma gelen şeyi düşünmek istemedim. Nasılsın, iyi misin muhabbetlerinden sonra depoya geçmemi söyledi.

4 ay boyunca tanışıklığımız vardı ve hiçbir şey yapmamıştı bana. Güvenimi kazanmıştı. Yaşlı olduğundan (65 yaşında) ötürü bir şey taşıtacak diye diye düşündüm ve depoya geçtim. Deponun arkasında mutfak tezgahı, tuvalet ve yatak vardı. Yatak olmasının sebebini Haktan bana şöyle anlatmıştı: "Küçüklüğümden beri bu dükkan var. Ben çok küçükken huysuzlandığımda veya uykum geldiğinde annem beni başkasına veya evimize bırakamadığı için depodaki yatağa yatırırmış. Annem ve babam burada birlikte çalışıyor ama annem hastalığından ötürü 2 senedir iş yerine gidemiyor."

Arkamdan kapıyı kilitlemişti. Neye uğradığıma şaşırdım, vücudum kitlendi. Ona doğru döndüğümde bana sarıldı. Kulaklarımı, yanaklarımı, boynumu, dudağımı, öptü ve yaladı. Üzerimdeki anlık şoku atlatıp onu ittiğimde bana daha sert sarıldı. Bırakmıyordu beni. "Ben gitmek istiyorum, bırak beni yoksa bağırırım." derken bile bağırıyor ve sesim titriyordu. Herkes sesimi duyar, başımıza toplanır korkusuyla  bir an dalgınlığına geldi. "Bağırma, tamam. Sakin ol. Gel, oturalım yatağa sakince konuşalım." dedi. Ben reddettim. Ses tonum sert ve  sesim yüksek çıkmıştı reddederken. Anlık şokumdan faydalanmak istemişti. Kolumdan tuttu, yatağa götürdü ısrarla. Tekrar sert bir ses tonuyla reddedince "Tamam, bağırma." dedi ve kilitlediği kapıyı açtı. Kolumdan tuttu ve kapıdan çıkardı. Dükkanın girişine gelmiştik. Beni sandalyeye oturttu. "Burada dur. Geleceğim." diyerek ikazda bulundu ve içeri gitti. Ben sandalyeye çivilendim. Bir an önce buradan kurtulmam gerekiyordu. Gücümü topladım ve dışarı fırladım.

Haktan Can Güneyi aradım. Haktan Can Güney, "Babam öyle bir şey yapmaz sen yanlış anlamışsındır." dedi. "Sen ve ailen benden uzak durun." deyip telefonu suratına kapattım. Engelledim her yerden. 18 Ocak 2020 sabah saatlerinde Nevim Güney beni aradı. Sakin bir tavırla olayı bildiğini, bana inandığını ve olay hakkında konuşmak istediğini söyledi. Sakin konuşması üzerine kabul edip evine gittim. Evde Haktan Can Güney ve Nevim Güney vardı. Ramazan Güney'i aramamı ve konuşmamı istedi. Ramazan Güney'i aradım. Telefonda yaptıklarını bir bir anlattı. Duygularına hâkim olamadığını beni taciz ettiğini ve tecavüz girişiminde bulunduğunu itiraf etti. Telefonu kapattım. Nevim Güney bana inandığını, arkamda olduğunu, gerekirse boşanacağını ve şikayet edeceğimizi söyledi. Ses kaydı Nevim Güney'de. Benim telefonum hem arama yapıp hem ses kaydı alamıyor. Nevim Güney tekrar beni Ramazan Güney'in yanına gönderdi. Ona güvenmem gerektiğini söyledi. Dükkana sabah gitmem ve dükkana girmeden önce ses kaydı almam gerektiğini söyledi. Ona güvendiğim için o olaydan sonra 1 kez Ramazan Güney'in dükkanına gittim. Haktan'a her şey yolundaymış gibi davranmam gerekiyordu yaptığı şiddet, tehditlerden ötürü. Dükkana gittim, beni taciz etti yine. Dudağıma yakınlaştı. Öpecek zannettim. Dükkandan çıkınca Nevim Güney'e olanları anlattım. Haktan'a bu olaylardan bahsetmeyeceğimizi, bu duruma çözüm bulacağını, ondan haber beklememi söyledi. 26 Şubat akşamında o günki cesaretini yitirdiğini, bunu aile arasında halledeceğimizi söyledi. Ben de can güvenliğim olmaması nedeniyle kabul ettim. 

Evime dönmüştüm. Anneme her şeyi anlattım. Annem bana destek verdi. Beni koruyacağını söyledi. Haktan'dan ayrıldım 27 Şubat 2020 tarihinde. Haktan'in numarasın engellememe rağmen fake hesaplardan yazıyor, başka şahısların telefondan beni rahatsız ediyor ve barışmak istediğini söylüyordu. Ben onun olduğunu anladığımda engelliyordum. Bir gün arkadaşından yazmıştı. Bu şahısları dava etme gibi bir ihtimalim olduğu aklıma geldi. Haktan'ı arkadaşının olduğu ortamdan uzaklaştırıp telefonda babası ve kendisinin bana yaptıklarını itiraf ettirdim. Elimde ses kaydı ve ekran görüntüleri var. 31 Mayıs 2021 tarihinde beraat etti Ramazan Güney. Haktan Can Güney'in soruşturması devam ediyor.